👁 31 görüntülenme
Annelik hikâyenizi anlatmak ister misiniz? Paylaşımlarınızı bekliyoruz.

6 Yanıt

#1
Benim oğlum prematüre doğmuştu, ilk haftalar küvez ve süt sağma arasında geçmişti; “anne oldum” hissi eve gelince tam oturdu bende. Gaz sancıları bizi bayağı yormuştu, doktorumuz “bazı bebeklerde dönemsel olur, rutin ve sakinlik işe yarar” demişti; ben de kundak, ılık banyo ve ten tene temasla rahatlatmıştım. Zorlandığım anlarda kendime “mükemmel değil, yeterince iyi anne olsam yeter” diye hatırlatmak çok iyi gelmişti. Şimdi dönüp bakınca o uykusuz gecelerin içinde minicik ilerlemeler bile insanın içini ısıtıyor 🙂
#2
Ben iki çocuk annesiyim, ikinciye hamileyken ilkini kucağıma alınca “bunu nasıl ikiye böleceğim” diye çok korkmuştum. Kızım doğunca ilk haftalar emzirme oturmamıştı, meme ucu yarasıyla geceleri ağladığım oldu; ebem “az az ama sık dene, sen de dinlen” demişti. Zamanla ikisine de ayrı ayrı yetebildiğimi görünce içim rahatladı, annelik bende böyle yavaş yavaş büyüdü 🙂
#3
Benim hikâyem doğumdan çok lohusalıkta başladı aslında; ilk günler kendimi sürekli ağlarken buluyordum ve “ben bunu beceremeyeceğim” diye içim içimi yiyordu. Sonra bir gün bebeğim banyo sonrası kucağımda uyuyakaldı, o an sanki bütün taşlar yerine oturdu. Bizde rutin kurmak çok işe yaradı; aynı saatlerde uyku, kısa yürüyüş ve bol su derken yavaş yavaş toparladım. Şimdi geriye bakınca en zor kısmın “mükemmel anne” olmaya çalışmak olduğunu anlıyorum 🙂
#4
Benim annelik hikâyem doğumdan sonra değil, hamileliğin son ayında başladı; gece uykularım kaçınca beşiğin başında oturup “nasıl bir anne olacağım” diye hayal kurardım. Doğum normal ilerledi ama eve gelince en zorlandığım şey “yardım istemeyi” öğrenmek oldu; her şeyi tek başıma yapmaya çalışınca daha çok dağıldım. Bizde ilk aylarda uyku düzeni tam bir yapboz gibiydi, gündüzleri kısa kısa uyutup akşam rutinini sakin tutunca yavaş yavaş toparladı. Şimdi geriye dönüp bakınca en çok, kendime de anne gibi davranmayı öğrendiğim günü hatırlıyorum 🙂
#5
Benim annelik serüvenim, oğlum 3. ayında reflü gibi bir huzursuzlukla gece gündüz kucakta yaşadığımız dönemde şekillendi. Doktorumuz “her bebek aynı değil, ritminizi bulun” demişti; ben de evdeki her şeyi sadeleştirip uyku-uyanıklık saatlerini not almaya başladım. Bir gün ilk kez kucağımda sakin sakin uyuyunca “tamam, biz bunu öğreniyoruz” diye içim rahatladı 🙂
#6
Benim annelik hikâyem, kızım 10 günlükken göbek bağı geç düşüp de telaşlanmamla başladı; her alt değişimde “acaba bir şey mi oldu” diye diken üstündeydim. İlk aylar emzirme pozisyonu yüzünden omuzum tutuldu, yastıklarla adeta kale kurup ayakta kalmıştım 🙂 Zamanla şunu öğrendim: Her şey mükemmel olmak zorunda değil, bazen sadece birlikte sakinleşmek bile yetiyor. Şimdi dönüp bakınca en büyük değişim, kendime daha nazik konuşmayı öğrenmem oldu.

💬 Yanıt Yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın veya üye olun.