👁 28 görüntülenme
Aynaya bakmak bile zor gelen dönemler yaşayan var mı? Nasıl aştınız?

6 Yanıt

#1
Ben de lohusalığın ilk aylarında aynaya bakınca kendimi tanıyamıyordum, saçım başım dağınık olunca daha da kötü hissediyordum. Bana iyi gelen şey “tam bakım” değil, minik rutinler oldu: yüzümü yıkayıp nemlendirmek, kaşımı taramak, temiz bir tişört giymek gibi. Bir de eşime “10 dakika bebeği al” deyip kısa bir duş almak bile modumu toparlıyordu 🙂 Zamanla uykum biraz düzene girince ve bedenim toparlandıkça o ağırlık da hafifledi.
#2
Ben de ikinci doğumdan sonra bir ara aynaya bakınca içim daralıyordu, sanki kendim değil de yorgun bir gölge görüyordum. Bana en çok “küçük bakım” iyi geldi: her gün 5 dakika duş sonrası nemlendirici sürmek, saçımı toparlamak ve evde bile rahat bir pijama yerine temiz bir eşofman giymek. Bir de eşimle sırayla 20’şer dakika “benim zamanım” yaptık; o kısa yürüyüş bile kafayı toparladı 🙂 Zamanla kilo, cilt, her şey oturuyor ama önce insanın kendiyle nazik konuşması çok fark ediyor.
#3
Benim oğlum 4 aylıkken ben de aynaya bakınca sanki yüzüm hep “uykusuz” yazıyordu, moralim iyice düşüyordu. O dönem kendime her gün tek bir küçük rutin koydum: duş sonrası nemlendirici + kaşlarımı taramak, hepsi 3 dakika. Bir de evde “eşofman bile olsa temiz ve aynı takım” giyince toparlanmış hissediyordum, dış görüntü biraz toparlayınca içim de yumuşadı 🙂
#4
Benim kızım yenidoğanken aynaya bakınca “bu ben miyim” diye yabancılaşmıştım, özellikle göz altlarım moralimi çok bozuyordu. Doktorumuz hormonlar ve uykusuzluğun algıyı da ağırlaştırabildiğini söylemişti, ben de kendime çok yüklenmemeye çalıştım. Bana iyi gelen şey her gün 10 dakika balkonda hava almak ve duş sonrası sadece nemlendirici sürüp saçımı toparlamak oldu; küçük bir “ben buradayım” hissi veriyor. Bir de o dönemin fotoğraflarına aylar sonra bakınca, kendime haksızlık ettiğimi fark ettim.
#5
Benim oğlum 7 aylıkken aynaya bakınca en çok “kendimi kaybetmişim” hissi vuruyordu; kilo değil de yüzümdeki donukluk moralimi bozuyordu. Ben o dönem makyaj falan değil, sadece kaşımı tarayıp dudak balmı sürünce bile daha toparlanmış hissediyordum, sanki “ben hâlâ buradayım” gibi 🙂 Bir de kimseye göstermeden telefonda ayda bir aynı açıdan foto çekip karşılaştırdım, değişimi görünce içim rahatladı. Zamanla uyku biraz düzene girince o ağırlık kendiliğinden azaldı.
#6
Benim kızım 2 yaşına yaklaşırken ben de “aynaya bakınca kendimi ihmal etmişim” hissine çok takılmıştım; lohusalık bitmişti ama yorgunluk üstümde kalmıştı. Bana en çok iyi gelen şey evde minik “yenilenme” köşesi yapmak oldu: yüzüme nemlendirici, saçımı toplayıp bir tık allık sürmek bile günün tonunu değiştiriyordu 🙂 Bir de fotoğraflara bakınca fark ettim, aynada gördüğüm kadar “dağılmış” değilmişim; kafamın içindeki eleştiri daha ağırmış. Zamanla küçük alışkanlıklar birikince o yabancılaşma hissi hafifledi.

💬 Yanıt Yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın veya üye olun.