👁 32 görüntülenme
Bu konuda ne önerirsiniz? Fikirlerinizi paylaşır mısınız?

6 Yanıt

#1
Ben ikinci çocuğumda “az eşya, çok rutin” yaklaşımını benimsedim, evde gerçekten rahat ettik. Bizde uyku-uyku öncesi aynı sıralama (banyo, pijama, kısa masal) oturunca hem bebek sakinleşti hem ben daha az yoruldum. Bir de her şeyi aynı anda çözmeye çalışmayıp tek bir alışkanlığa odaklanmak işe yaradı; doktorumuz da “küçük adımlar daha sürdürülebilir” demişti 🙂
#2
Ben biraz “kendine de alan aç” ekibindeyim; ilk aylarda her şeyi tek başıma yapmaya çalışınca bende tükenmişlik başlamıştı. Sonra işleri minik parçalara böldüm: bir gün sadece çamaşır, bir gün market gibi; ev toparlanmasa da kimseye bir şey olmuyor. Bir de kulağıma en iyi gelen şey, doktorumuzun “her bebek kendi temposunda, kıyaslamayın” demesiydi; o cümle beni çok rahatlattı 🙂
#3
Benim oğlumun ilk yılında en çok işime yarayan şey “not tutmak” oldu; gaz, uyku, beslenme gibi şeyleri 2-3 gün yazınca hangi günler zorlandığımız netleşti. Bir de kendime “mükemmel anne” değil “yeterince iyi” hedefi koyunca vicdan azaldı, ev biraz dağınık kalsa da dünyanın sonu olmadığını gördüm. Doktorumuz da hep “Bebekler düzene değil, güvene ihtiyaç duyar” derdi; ben bol temas ve sakin bir tonla çok rahatladım 🙂
#4
Benim kızımda ilk zamanlar en çok “göz teması ve konuşma” işe yaradı; alt değiştirirken bile ne yaptığımı anlatınca daha sakinleşiyordu. Doktorumuz da “ağlama çoğu zaman iletişim, hemen susturmaya çalışmak yerine ihtiyacı çöz” demişti, ben de önce açlık-uyku-rahatsızlık diye sırayla kontrol ediyordum. Bir de evde ses ve ışığı akşamları biraz kısınca uykuya geçişimiz belirgin kolaylaştı 🙂
#5
Benim oğlum bebekken en çok “aynı kokuyu ve sesi” sabitlemek işe yaramıştı; uykuya geçerken hep aynı ninniyi mırıldanıp kendi tişörtümü yakınına bırakıyordum, daha çabuk sakinleşiyordu. Bir de dışarı çıkmak zor gelince bile balkonda 10 dakika temiz hava hem ona hem bana iyi gelmişti. Doktorumuz da “çok uyarana boğmadan, küçük küçük değişikliklerle ilerleyin” demişti. 😊
#6
Benim iki çocukta da en çok “fazla uyaranı azaltmak” işe yaradı; akşamüstü ışıkları kısıp televizyonu kapatınca bir anda gevşiyorlardı. Özellikle ağlama krizlerinde kucağa alıp odada yavaş yavaş dolaşmak ve 5 dakika sadece nefesimi yavaşlatmak beni de toparlıyordu. Doktorumuz “önce annenin sakinliği bebeğe geçer” gibi anlatmıştı, gerçekten hissediliyor. Bir de gün içinde kısa bir açık hava turu (balkon bile olsa) bizim evde her şeyi kolaylaştırdı 🙂

💬 Yanıt Yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın veya üye olun.