👁 29 görüntülenme
Kaygılarımı bebeğime yansıtıyorum gibi hissediyorum. Bu durumu yaşayan var mı?

6 Yanıt

#1
Ben de lohusalığın ilk aylarında en ufak sese irkilip “ya bir şey olursa” diye sürekli tetikteydim, ister istemez o gerginlik evin havasına siniyor gibi geliyordu. Kızım da o dönem daha huzursuzdu; ben biraz yavaşlayıp nefes egzersizi ve kısa yürüyüş rutinine girince ikimiz de gevşedik. Doktorumuz “anne ne kadar regüle olursa bebek de o kadar sakinleşir” demişti, bende karşılığı oldu. Kendini suçlamadan, küçük küçük molalarla başlaman bile fark yaratıyor 🌿
#2
Benim oğlum doğduktan sonra ben de içten içe sürekli “kontrol etmezsem kötü bir şey olur” diye düşünüp duruyordum, bunu fark edince ses tonumun bile sertleştiğini gördüm. Doktorumuz “kaygı gelince onu bastırmaya çalışmayın, adını koyup kısa bir rutinle bedeninizi sakinleştirin” demişti; ben de emzirme öncesi 3 derin nefes + omuzları gevşetme yapınca baya fark etti. Bir de gün içinde kısa bir “haber/telefon detoksu” iyi geldi, çünkü sürekli olumsuz şey okuyunca kaygım direkt bebeğe taşınıyordu. Kendine yüklenme, bunu yaşamak anneliğin başında çok yaygın 🙃
#3
Benim kızım ilk aylarda uykuya daldığında ben de içim içimi yerken onu daha sık kucağıma alıp “rahatlatayım” diye uğraşıyordum, ama aslında kendi kaygımı sakinleştirmeye çalışıyormuşum. Doktorumuz “Bebek en çok senin ritmini hisseder, mükemmel değil yeterince sakin olman yeter” demişti, o cümle bana iyi gelmişti. Bende işe yarayan şey, kaygı geldiğinde iki dakika balkona çıkıp nefes egzersizi yapmak ve “şu an güvende” diye kendime hatırlatmaktı; zamanla evin tonu da yumuşadı 🙂
#4
Ben de ilk zamanlar kaygı basınca nefesimi tutup bebeği izlerken yakalıyordum kendimi, o da sanki benim gerginliğimi alıp daha huzursuz oluyordu. Doktorumuz “önce senin regüle olman, sonra bebeğin” demişti; ben de kısa bir yürüyüş, duş ya da 5 dakika balkonda hava alma gibi minicik molalar koyunca evin temposu yumuşadı. Bir de “her şeyi tek başıma taşımalıyım” düşüncesini bırakıp eşime net görevler verince kafam biraz boşaldı. Zamanla kaygı gelip gitse de kendime şefkatli olmayı öğrenince bebeğimle daha sakin kalabildim 🙂
#5
Benim ikinci bebeğimde kaygım yükselince fark ettim ki omuzlarımı kasıp daha hızlı konuşuyorum, o da emzirirken bile huzursuzlanıyordu. Doktorumuz “bebek en çok ritme ve tona bakar, sen sakinleşince o da toparlar” demişti; ben de kendime küçük rutinler koydum: kısa bir duş, 5 dakika balkonda hava, bir de “şu an güvendeyiz” diye içimden tekrar etmek. Her şeyi kontrol etmeye çalışmak yerine gün içinde 1-2 “bıraktım gitti” anı yaratınca evin havası gerçekten yumuşadı 🙂
#6
Benim oğlumun ilk 3 ayında ben de kaygılandıkça sürekli “sessiz olalım” moduna girip evde herkesi kısıtlıyordum, o da en ufak seste daha çabuk sıçrayıp ağlıyordu. Sonra kendi rutinime minicik şeyler ekledim: kısa bir duş, 5 dakika balkonda hava, bir de telefonla “bebek uyuyor mu” kontrolünü azalttım; ortam sakinleşince onun da daha kolay regüle olduğunu gördüm. Kaygının yansıması çok insani, özellikle uykusuzluk ve lohusa hormonları varken daha da büyüyor; kendini suçlamak yerine “ben şu an zorlanıyorum” deyip yükü biraz hafifletmek iyi geliyor 🙂

💬 Yanıt Yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın veya üye olun.