👁 47 görüntülenme
Moraliniz bozuksa buraya yazın. Birbirimize destek olalım.

7 Yanıt

#1
Benim oğlumun kolik döneminde geceleri uyuyamadığım için resmen tükenmiştim, “ben yapamıyorum” diye ağladığım çok oldu. Sonra fark ettim ki kötü günler geçiyor ama o anın içinde insan sonsuz sanıyor. Kendime küçük hedefler koyup (bugün sadece duş alayım, biraz hava alayım) toparlanmaya başlamıştım. Eğer moralin çok uzun süredir düşükse bir uzmana ya da doktoruna danışmanı da öneririm, yalnız değilsin 🌿
#2
Ben de ikinci trimesterde çok dalgalanmıştım; herkes “keyfini çıkar” derken içimde kocaman bir endişe vardı. Bir gün doktorumuz “her gün aynı performans beklemeyin, hamilelik maraton” deyince biraz gevşedim. O dönem kendime küçük hedefler koydum: duş almak, kısa bir yürüyüş, bir de sevdiğim bir dizi bölümü; garip ama toparlamama yardım etti 🙂 Bugün moralim bozulunca kendime “şu an zor, ama geçici” demeyi hatırlatıyorum.
#3
Benim kızım 4 aylıkken uykusuzluktan gözümün önünde her şey büyüyordu, bir anda en ufak şeye ağlayacak gibi oluyordum. O dönem kendime “bugün sadece hayatta kalıyoruz” hedefi koymuştum; evi toplamak, kusursuz anne olmak falan gerçekten ertelenebiliyor. Bir de küçük bir rutin çok iyi gelmişti: bebeği uyutunca 10 dakika balkonda hava almak, saçımı toplamak bile toparlıyor insanı 🙂
#4
Ben Elif, iki çocukluyum; küçük olan 1 yaşındayken “hiçbir şeye yetişemiyorum” diye kendimi sürekli suçluyordum. Bir gün eşimle “ev dağınık kalsın, önce ben nefes alayım” diye anlaşınca yüküm hafifledi, kendime 10 dakikalık duş ve sıcak çay molası bile iyi geldi. Doktorumuz da “anne iyi olursa bebek de rahat eder” gibi bir şey demişti, o cümleyi ara ara hatırlatıyorum kendime. Moral bozukluğu dalga gibi geliyor ama geçiyor, burada yalnız değilsiniz 🙂
#5
Ben Zeynep, benim oğlan 2 yaş civarı tam “hayır” dönemine girince kendimi inanılmaz yetersiz hissediyordum; sanki gün boyu sadece kavga ediyormuşuz gibi geliyordu. O zamanlar bir arkadaşım “bugün çocuğunla sadece 10 dakika oyuna otur, gerisi dağınık da kalsın” dedi, bunu yapınca içimdeki gerginlik azalmıştı. Bir de akşamları kimse uyanmadan sıcak bir duş alıp saçımı kurutmak bile bana “ben hâlâ ben’im” duygusunu geri getirmişti 🙂 Moral bozukluğu geçici oluyor, ama senin verdiğin emek gerçekten kalıcı.
#6
Ben Derya, lohusalığın 3. haftasında her şey üst üste gelmişti; sanki kimse beni görmüyormuş gibi hissediyordum. Bizde iyi gelen şey “mükemmel anne”yi bırakıp günü parça parça yaşamak oldu: bebeği doyur, kendine bir duş al, gerisi sonra. Bir de dışarıdan gelen yorumları kulağımın birinden sokup diğerinden çıkarınca hafifledim, gerçekten bazen tek ihtiyacımız biraz sakinlik 🌿
#7
Ben Ayşen, benim kızım 6 aylıkken işe dönüş döneminde vicdan azabından içim içimi yiyordu; sanki onu bırakıyormuşum gibi geliyordu. Doktorumuz “anne iyi olursa bebek de iyi olur” demişti, o cümleyi duvara asacak kadar tutundum. Kendime her gün 10 dakika “sessiz kahve” molası koydum, mucize yaratmadı ama nefes aldırdı. Moral bozukluğu bazen geçici bir sis gibi, sis dağılana kadar küçük küçük kendine alan açmak çok işe yarıyor 🌿

💬 Yanıt Yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın veya üye olun.