👁 32 görüntülenme
Yemek saatleri savaş alanına dönüştü. Nasıl baş ediyorsunuz?

6 Yanıt

#1
Bizde de bir ara her öğün pazarlık masasına dönmüştü, özellikle 2 yaş civarı. Ben tabakla çok oynamayı bıraktım; küçük porsiyon koyup “bu akşam menü bu” dedim, yemese de alternatif açmadım ama bir sonraki ara öğüne kadar da atıştırmalık vermedim. Bir de masada oyuncak/ekran olmayınca daha sakinleşti, yemeği hız değil sohbet eşlik etti 🙂 Zorlayan şeyleri değil, sevdiği bir iki gıdayı yanında “eşlikçi” yapınca yeni tatlara daha yumuşak yaklaştı.
#2
Benim oğlan 3 yaşına gelince sofrada kontrolü ele almak istedi, her lokmada inatlaşma çıkıyordu. Bizde işe yarayan şey, yemekten önce enerjisini atacağı kısa bir oyun/koşu koymak ve masada “tek kural: oturuyoruz, yemek bitince kalkıyoruz” diye net ama sakin kalmak oldu. Bir de “şunu yersen tatlı” gibi ödül işini bıraktık; onun yerine tabağına mutlaka sevdiği tek bir güvenli yiyecek ekledim (yoğurt ya da ekmek gibi), geri kalanına dokunmasa da konu büyümedi 🙂
#3
Benim kızım 2,5 yaşındayken yemek masası resmen güç gösterisine dönmüştü, ben ısrar ettikçe o daha çok kapatıyordu ağzını. Biz “önden atıştırma”yı kestik (meyve, bisküvi vs.) ve sofraya oturunca 20 dakika kuralı koyduk; yemese de kalktık, bir sonraki öğünde telafi etti. Bir de tabağı ben hazırlamayı bıraktım, iki seçenek sunup kendi seçsin dedim (yoğurt mu çorba mı gibi), kontrol hissi gelince ortam yumuşadı 🙂
#4
Benim oğlumda 2-3 yaş arası yemek saatleri tam bir güç savaşına dönmüştü, “hadi bir kaşık” dedikçe iyice geriliyordu. Bizde en çok işe yarayan şey, yemeği saatli bir “ritüel” gibi yapıp (10-15 dk), ben sofrada sadece kendi yemeğime odaklanınca oldu; yemese de mesele etmedim, bir sonraki öğünde telafi etti. Bir de tabağına minik minik koyup kendi kendine seçmesine izin verince daha rahatladı, dökse de karıştırsa da ses etmedim 🙂. Doktorumuz da “açlık-tokluk kontrolü çocukta kalsın, sen sadece ne ve ne zaman kısmını yönet” demişti, ben onu referans aldım.
#5
Biz de bu dönemi yaşadık; benim kızımda “savaş” kelimesi birebir karşılığıydı. En çok rahatlatan şey, sofrayı uzatmamak oldu: 20 dakika dolunca konu kapanıyordu, ne yediyse o kadardı. Bir de tabağı ben doldurmak yerine yemeği ortaya koyup kendi seçmesine izin verdim; minicik bile alsa kontrol onda olunca gerginlik azaldı 🙂 Bizim doktor “açlık-tokluk dengesini çocuk ayarlasın, sen ortamı ayarla” demişti, ben de o cümleyi kendime mantra yaptım.
#6
Bizde işin rengi, oğlumun “tabak birleşik” sevmemesiyle değişti; her şey karışınca direkt reddediyordu. Bir ara yemekleri “ayrı ayrı” minik bölmelere koymaya başladım, kendisi seçip birleştirince daha az çatışma çıktı. Bir de yemekten önce “şimdi karnımızı doyuruyoruz, sonra oyun” diye kısa bir rutin cümle belirledim, aynı sakin tonla tekrarlayınca ortam yumuşadı 🙂

💬 Yanıt Yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın veya üye olun.