👁 32 görüntülenme
Zor zamanları atlatan annelerden mesajlar neler? Deneyimlerinizi paylaşır mısınız?

6 Yanıt

#1
Benim oğlum 8 aylıkken kolik ve uykusuzlukla resmen geceleri sayarak geçiriyorduk; o dönem “Bugün sadece bugün” diye kendime hedef koymak çok iyi gelmişti. Evi mükemmel tutmayı bıraktım, yemek işini basitleştirdim, bebeğim uyurken ben de 10 dakika gözümü kapatsam bile toparlanıyordum. Doktorumuz “Destek istemek zayıflık değil” demişti; eşime net görevler verince yüküm ciddi hafifledi. Şimdi geriye bakınca, o zor günlerin bile geçtiğini görmek insana umut oluyor 🙂
#2
Benim kızım 2 yaşına girerken öfke nöbetleri ve benim de tükenmişliğim üst üste binmişti; gün içinde 10 dakika bile olsa balkona çıkıp nefes almak bana “hala ben de varım” duygusunu geri getirdi. Doktorumuz kesin bir şey demeden, rutini basitleştirmenin (aynı uyku saati, az uyarıcı, kısa ama net sınırlar) çoğu çocukta işe yaradığını söylemişti, bizde de zamanla yumuşadı. En zor anlarda kendime “Kötü bir anne değilim, zor bir gün yaşıyorum” cümlesini hatırlatmak gerçekten toparladı 🙂
#3
Benim ikizler 1 yaş civarıyken aynı anda hasta olup bir de diş çıkarınca evde günlerce “sis” gibi bir dönem yaşadık, her şey birbirine girmişti. O süreçte kendime tek kural koydum: Ev dağınıksa da olur ama ben günde bir kere duş alacağım; o minicik bakım bile insanı toparlıyor. Bir de eşim gelince 20 dakika yürüyüşe çıkıyordum, kapıyı kapatıp iki tur atmak bile beynimi resetliyordu. Geçiyor, gerçekten geçiyor; o günlerde “şu an zorlanıyorum” demek bile yükü hafifletmişti 🙂
#4
Benim oğlum 4 yaşındayken kardeşi yeni doğmuştu, tam o sırada eşim şehir dışına çıktı ve evde iki çocukla günler birbirine girdi. O dönemde “evi toparlamak” yerine sadece temel rutine tutundum: ikimizin de karnı doysun, birer duş alabilelim, biraz da gün ışığı görelim yeter dedim. Akşamları uyuduklarında 10 dakikalık sıcak çay molası bile sanki reset atıyordu 🙂 Sonradan fark ettim ki o zor günler geçerken kimse süper anne olmayı değil, ayakta kalmayı hatırlıyor.
#5
Benim kızım 10 aylıkken ben de doğum sonrası duygusal olarak bayağı dalgalıydım; bazen sebepsiz ağlayıp “yetemiyorum” diye kendimi yerdim. O dönemde doktorumuz “Önce anne toparlanırsa bebek de rahatlar” demişti, ben de işi gücü biraz bırakıp her gün 20 dakika sıcak duş + temiz pijama ritüeli yaptım, komik ama beni hayata döndürdü. Bir de yapılacaklar listemi “3 küçük iş”e indirdim; ev dağınık kalsa da kimse ölmedi, ben daha sakin olunca ev de kendiliğinden toparlandı 🙂
#6
Benim oğlum 3 yaşındayken kreşe başlayınca 2 ay aralıksız hastalık döngüsüne girdik; ateş, öksürük derken evin enerjisi dibe vurmuştu. O dönemde “tam yapılmış gün” yerine “idare edilmiş gün” hedefi koydum; çorba içtiyse, biraz uyuduysa, ben de duş alabildiysem o gün başarı saydım. Doktorumuz da “üst üste hastalanması bazen normal, sen kendini suçlama” demişti, o cümle beni çok rahatlatmıştı. Şimdi geriye bakınca en çok işe yarayan şey, yardım istemeyi öğrenmek ve kendime daha yumuşak davranmak oldu 🙂

💬 Yanıt Yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın veya üye olun.